AB Destekli
Projelerden Bazı Örnekler
AB'ye uyum
çalışmalarını hızlandırmak amacıyla tüm sektörlerde oluşturulan bu projelerin
özellikle şu konularda yoğunlaştıkları görülmektedir. (Şekil 2)
• Siyasi
kriterler
• Adalet ve İçişleri
• Tarım
• Çevre
• Ulaştırma, Enerji
• Bölgesel Kalkınma
• Sosyal Politika ve İstihdam
• Gümrük Birliği ve Malların Serbest Dolaşımı
• STK'lara destek
Bunun dışında,
Türkiye'nin AB'ye entegrasyonunu hızlandırıcı faaliyetlere ve kamu kurumlarının
idari kapasitelerini geliştirmelerine ek destek sağlamak amacıyla da
Türkiye'nin kullanımına açık olan programlar mevcuttur.
Diğer taraftan,
Türkiye'nin katıldığı bazı topluluk programları için ödenen katkı payının bir
kısmı da, hibe niteliğindeki bu AB mali yardımları aracılığıyla finanse
edilmektedir.
Şekil 2: AB Mali
Yardımlarının Sektörel Dağılımı

Diğer taraftan, altı
çizilmesi gereken bir husus: Bu burada bahsedilen 152 projenin “çerçeve
projeler” olmasıdır.
Bu çerçeve
projelerden bazılarının içerisinde, toplumun çeşitli kesimlerinin kullanımına
açık olan “hibe programları” mevcuttur. Bu hibe programları, Kobi'lerin,
STK'ların yada Belediyelerin, çerçeve projenin amaçlarına uygun proje
tekliflerine mali kaynaklar sağlamaktadır.O nedenle, iki tip projeden
bahsediyoruz.
1.
Kamu kuruluşlarınca AB'ye uyum için hazırlanan büyük çerçeve projeler
2.
Kobi'lerin, STK'ların yada Belediyelerin çeşitli amaclara yönelik alt projeleri
Genellikle, „hibe
programları“ olarak tanımlanan bu küçük ölçekli programlardan, Türkiye
genelinde yüzlerce alt projenin uygulamaları sürmektedir.
İlgili kurumlarımız
tarafından özenle ve başarı ile yürütülmekte olan çerçeve projelerden bazı
örnekler vermek yararlı olacaktır.
Milli Eğitim
Bakanlığımız tarafından yürütülmekte olan üç büyük eğitim projesinin toplam
bütçeleri 180 milyon Euro'dur. Bu projeler, temel eğitim, mesleki eğitimin
güçlendirilmesi ve çıraklık eğitimi konularında, Türkiye genelinde ve seçilen
pilot illerde ve okullarda, eğitim sistemimize hem nitelik hem de mali
olanaklar açısından dikkate değer katkılar sağlamaktadır. Sözkonusu projelerden
biri olan “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Projesi”nin bir alt başlığı olan
doğrudan hibe dağıtımı için yapılan teklif çağrılarına, Ülkemizin çeşitli
kesimlerinden gelen 149 teklif değerlendirilerek bunlarda 35 tanesinin hibeler
yoluyla finansmanına karar verilmiştir. Örneğin, Türkiye İnşaat Sanayicileri ve
TİSK'in ortaklaşa yürütecekleri “İnşaat Sektöründe Meslek Standartları ve
Pratik Eğitim” başlıklı 169 bin Euro değerindeki proje teklifi bunlardan
biridir.
Devlet Planlama
Teşkilatı ve GAP BKİ tarafından yürütülmekte olan toplam sekiz adet bölgesel
gelişme projesinin toplam bütçe büyüklüğü yaklaşık 243 milyon Euro'yu
bulmaktadır. Van, Hakkari, Bitlis ve Muş'ta yürütülen Doğu Anadolu Bölgesel
Gelişim Programı, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Adıyaman, Batman, Kilis,
Şırnak ve Gaziantep'te yürütülen GAP Bölgesel Gelişim Programı ve Amasya,
Çorum, Samsun, Tokat, Kastamonu, Çankırı, Sinop, Erzurum, Erzincan, Bayburt,
Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars, Kayseri, Sivas, Yozgat, Karaman, Konya, Bingöl,
Elazığ, Malatya ve Tunceli illerinde yürütülmekte olan NUTS-II Bölgesel Gelişim
Programı AB mali yardımlarından yararlanarak sürdürülen çalışmalardır.
Sınırötesi işbirliği kapsamında ise Bulgaristan ve Yunanistan ile sınırdaş olan
Edirne, Kırklareli, Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Aydın, Muğla illerindeki KOBİ
faaliyetlerinin desteklenmesi sözkonusu olacaktır. Bu projeler kapsamında,
sözkonusu illerde belediyelerce önerilecek küçük altyapı yatırımlarına, yerel
sivil inisiyatiflerin güçlendirilmesi çalışmalarına, yörelerin özelliklerine
göre uygun ekonomik aktivitelere ve KOBİ'lere destek sağlanması gibi finansman
imkanları mevcuttur.
Tarım Bakanlığımız
tarafından yürütülmekte olan projelerin toplam bütçe büyüklüklüğü ise yaklaşık
62 milyon Euro'dur. Bu projelerden bazıları şöyledir : “Türkiye'nin AB
Veterinerlik Müktesebatına ve AB Bitki Sağlığı Müktesebatına Uyum Projeleri”,
“Balıkçılık Sektörünün Yasal ve İdari Olarak AB Mevzuatına Uyumu Projesi” ve
“Gıda Güvenliği ve Kontrol Sisteminin Yeniden Yapılandırılması ve
Güçlendirilmesi Projesi”. Uygulamaları henüz başlamış ya da başlamak üzere olan
bu projelerin olumlu etkilerini önümüzdeki yıllarda göreceğiz.
Adalet Bakanlığı ve
İçişleri Bakanlığının, özellikle adalet ve içişleri başlığında yürüttükleri
“Yargının Modernizasyonu”, “Türkiye'de İstinaf mahkemelerinin Kurulması”, “Türk
Polisinin Denetime Açıklığının, Verimliliğinin ve Etkinliğinin Geliştirilmesi”,
“Jandarmanın Modernizasyonu ” gibi projeler AB'ye uyum çalışmalarında önemli
bir destek sağlamaktadır. Buna ek olarak, Türkiye'nin en önemli ve güncel
konularından biri, “Türkiye'de Çocuklar için İyi Yönetişim, Koruma ve Adalet
Projesi” ve “Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimlerinin Ortadan Kaldırılması
Projesi” ile AB hibelerinden yararlanarak desteklenmektedir.
Ulaştırma
Bakanlığının “Demiryolu Taşımacılığı Sektörünün Yeniden Yapılandırılması ve
Güçlendirilmesi Projesi” ve “Türkiye'deki Karayolu Taşımacılığı Sektörünün AB
Müktesebatı ile Uyumlu Hale Getirilmesi İçin Dectek sağlanması” gibi projeleri
daha teknik alanlarda yürütülen projelere örnek göstermek mümkündür. Benzeri
projeler arasında belki de en etkin olanı, nispeten küçük bütçesine rağmen kısa
vadede görülen etkileri açısından önemli sonuçlar elde etmiş olan “Deniz
Taşımacılığı Güvenliğinin Arttırılmasının Desteklenmesi Projesi”dir. 2.7 milyon
Euro bütçeli bu projenin uygulama çalışmalarının başlamasını takiben, yürütülen
eğitim çalışmaları ve diğer uyum çalışmalarının bir sonucu olarak, AB üyesi
ülkelerin limanlarında tutulan Türk bayraklı gemilerin sayılarında %65 oranında
bir azalma olmuştur.
“Meslek Sağlığı ve
Güvenliği”, “Üreme Sağlığı Projesi” ve “Aktif İş Piyasası Stratejisi” gibi
sosyal içerikli projeler ise, özellikle sağladıkları doğrudan hibe imkanları
ile toplumun çeşitli kesimlerinin yararlanabileceği projelerdir. Örneğin,
“Aktif İş Piyasası Stratejisi” projesi kapsamında, istihdamı arttırmaya
yönelik alt-proje teklifleri için yapılan teklif çağrısına Türkiye'nin hemen
her ilinden çok sayıda proje teklifi sunulmuş ve yapılan değerlendirmeler
sonunda hibe almaya uygun görülen projeler açıklanmıştır. Bu çerçevede,
Ülkemizin pek çok yöresinde istihdamı desteklemeye yönelik küçük ölçekli
projeler AB hibelerinden yararlanmaktadırlar.
Bu açıklamalardan ve
örneklerden de görülebileceği gibi, gerek kurumsal gerekse hukuki çerçevesi
itibarıyla tamamıyla adaylık statümüzün yansıtılmış olduğu katılım öncesi mali
yardımların programlaması ve uygulanması mekanizması, Genel Sekreterliğimiz
koordinasyonunda, AB prosedürleri çerçevesinde işlemeye devam etmekte olup,
sağlanan mali yardımların tamamı, projeler aracılığı ile etkin bir biçimde
kullanılmakta ve toplumun çeşitli kesimlerine de kullandırılmaktadır. Ülkemizin
son üç yıl içerisinde giderek geliştirdiği proje oluşturma ve uygulama
kapasitesi AB yetkililerince de olumlu bir ilerleme olarak çeşitli vesilelerle
vurgulanmaktadır.
Avrupa Komisyonunun
diğer aday ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de bağımsız değerlendirme sürecine
tabi tuttuğu, AB mali yardımlarının kullanımına ilişkin olarak Türkiye'nin son
üç yıldır yapılan değerlendirmelerde „yeterli“ bulunduğu hususu da,
Türkiye'nin AB mali yardımlarından yararlanma kapasitesinin son yıllarda çok
arttığını gösteren önemli bir gelişmedir. Proje sahibi kurumlarımızın kendi
projelerinin izlenmesine yönelik olarak yılda iki kez hazırladıkları izleme
raporları dğerlendirme sürecine katkıda bulunmaktadır. Değerlendirme
süreci ise; ilgi (relevance), etki (impact), verimlilik (efficiency),
proje sonuçlarının etkili olması (effectiveness) ve sürdürülebilirlik
(sustainability) olarak tanımlanan beş gösterge aracılığı ile projelere ve
projelerin içinde bulundukları sektörlere başarı notlarının verildiği bir
süreçtir.
Girişimciler
için İmkanlar
Türk girişimcileri
yukarıda tanımlanan çerçevede doğrudan faydalanıcı olarak kendi projeleri için
destek sağlayabilecekleri gibi, özellikle danışmanlık firmaları ve
tedarikçilerimiz diğer kurum ve kuruluşların projeleri kapsamında çıkılacak
ihalelere teklif vererek bu projelerin danışmanlık veya yatırım bileşenlerinin
yürütülmesinde müteahhit/alt yüklenici rolünü de üstlenebilirler. (Şekil 3).
2005 yılında 300, 2006 yılında ise 500 milyon Euro'luk büyüklüklere ulaşacak
olan katılım öncesi mali yardım mekanizması bu yönüyle
de Türk müteşebbisleri için önemli bir
mali imkan olarak değerlendirilmelidir. Bunun yanısıra Türk
firmaları Avrupa Birliği tarafından Akdeniz ülkeleriyle işbirliği
çerçevesinde finanse edilen MEDA; Balkan
ülkelerine yönelik yönelik CARDS, ve
Komisyon'un izni dahilinde Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkeleri için yürütülen
yardım programları kapsamındaki ihalelere de teklif verebilmektedirler.
Dolayısıyla, AB mali
yardımları sadece uyum projelerine hibe imkanları sağlamakla kalmayıp, buna ek
olarak adaylık sürecindeki Türkiye'nin girişimcileri, müteahhit ve danışmanlık
şirketleri için de iş olanakları hazırlamaktadır.
Şekil 3: AB
projelerinde ihale tipleri
Hizmetler
|
? 200 000 Euro
Uluslararası kısıtlı ihale prosedürü
|
200 000 – 5 000 Euro
1. Çerçeve sözleşme
2. Basit prosedür
|
< 5 000 Euro
Tek teklif
|
Tedarik
|
? 150 000 Euro
Uluslararası açık ihale prosedürü
|
150 000 – 30 000 Euro
Yerel Açık İhale
30 000 – 5 000 Euro
Basit prosedür
|
< 5 000 Euro
Tek teklif
|
İnşaat
|
? 5 000 000 Euro
a) Uluslararası açık ihale prosedürü
b) Uluslararası kısıtlı ihale prosedürü (istisnai)
|
5 000 000 – 300 000 Euro
Yerel Açık İhale
300 000 – 5 000 Euro
Basit prosedür
|
< 5 000 Euro
Tek teklif
|
Türkiye-Avrupa
Birliği mali işbirliği kapsamındaki tüm projelere ilişkin hibe ve ihale
duyuruları Merkezi Finans ve İhale Birimi
, Avrupa Komisyonu
ve Avrupa Komisyonu
Delegasyonu adresli web sayfalarından takip edilebilir.
|